KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)

Önüme düşüyor gün geçtikçe

Gecenin kesik mermeri

Göksel sular akıyor üzerinden

Afrodit ya da Apollon heykeli

Yersel bilgilerle

Tanrı’nın ateşi

Soğuyor toprakta – –

Ölümcül gölgeler..

Güllerini açtı – –

Bir fikir gibi var oldu cihan – –

 

Her şey cihannüma!

Her şey kule

Ve balkon Tanrı’nın gözleriyle

Uçarken ufukta

Çıplak bir kelebek

O yavru ceylan – –

Bir ninni gibi

Dineliyor geçitte – –

 

Katlanıyor dağ merdivenleri

Bir kum saati ve bir bakraç

Gökyüzü kış güllerinin gölgesinde.

Yağmurun bıçağı saplanmış

Kayaların bağrına

 

Gece, düşüyor önüme

Sokak aralarında

Yaşlı kadınların gölgesi

İkide bir değneği düşüyor elinden

Yankıyor evren – –

Terkedilmiş kağnı arabası

Tekerlek yerde ve üvendire

Üveyikleri vurdular

 

Karanlığın dibinde – –

Ruhsuz bir ışık . .

Servilerden ürken

Pavyon fedaileri

Ve züğürt alkolikler

Bedenleri tutsak

Blucinle sunulan

Viski içinde

Dans eden cinler

Rüzgârlı sokakta

Dönüyor, benliği çalınmış

Pervaneler – –

 

Sabaha doğru silâh patlıyor

Çevre yolunda, ezilmiş kedilerle

Yan yana mor kadınlar…

Kan, mavi, kara ve kutu

Ambulans ve polis

Sonsuz üçüncü sayfa haberleri

Ekonomi sayfasının öldürdüğü

Şarkılarda yaşayan kadınlar

Yerde ırmak gibi kanı akan

Kaldırım güzelleri

Ve arka sokak koşuşturmaları içinde

Yüksek topuklular selvilerle yarışıyor

Kırmızıyla ölmek için…

Bir Akropolis değil!

Kayabaşları yalnızlık yurdu

Belki de ölüşmek için…

 

Resim: Giorgio de Chirico

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.