Bitmeyen kavgalarından birinde, İstiklal Caddesi’nde Arkadaşımı kovaladıktan sonra, Bir sonraki durakta Koşarak yakaladığı otobüste Bulmuştu bizi. Orta kapıdan dâhil olduğu Ayaktaki kalabalığı yararak Yanımıza gelmiş; Nefes nefese, “Evleneceğiz oğlum biz, Ne kadar kaçarsan kaç.” Deyip, Çekip gitmişti Kapılar tekrar açıldığında. Öyle de oldu gerçekten, Şahitlerinden Biriyim. Aynı okulda çalışıyorduk. “Hocam, Son bir hamlem daha...
Son Yazılar:
Angelina (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
ANNA MELLE’DEN NAUM FAİK’E MEKTUP
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Külhan (Şiir)
12 Eylül (Şiir)
SANATÇILARIN YENİDEN SATIŞTAN PAY ALMA HAKKI
Ne Kadar Sürerse Sürsün Bitişini Başlatacak Bir İlk Darbesi Vardır Her Asırda Acının (Şiir)
İsa’nın Oltası (Şiir)
veda (şiir)
Yüzünden (Şiir)
KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)
Közü Öpenler (Şiir)
KOMANDOKARA (ŞİİR)
Düşün: sen hangi ağacın kardeşisin? (Şiir)
ALEVLER İÇİNDE BİR TUVAL: SERUPH
Tansık (Şiir)
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Yazar: Sedat Çağlar
DENİZ YEMEĞİ MASASI (ŞİİR)
Sabah Onu gün doğumunda, Kemerinin uçları İki yana sarkan gri ceketi Ve birbirine Kavuşmuş kollarıyla Denizi seyrederken buldum. Bütün geceyi yolda, Ayrı olduğumuzda Kendimizden çok Diğerinde kaldığımız birbirimizden Biraz uzaklaşıp Dinlenebilmek İhtiyacıyla Bana gelmek için geçirmişti. Erken günleriydi sonbaharın, Üzerinde uzun kollu Mavi bluzu vardı. Balık almaya sahile indiğimiz O akşamüstü bana, “Sen, Bizim hikâyemizi...
ŞARLOT AKŞAMLARI (ŞİİR)
1 artı 1 Bir eve Maaşımın neredeyse Yarısını yatırıyordum; Yeni, eşyalı ve lüks bir daireydi Dördüncü katta. İş yerime yürüyerek Bir buçuk dakikada gidebiliyordum. Dört beş aylığına Kiralamıştım orayı, Hayatımı kolaylaştırmasıyla Masrafa fazlasıyla değiyordu. Öğleden sonraları uyanırdım. Akşama doğru çıkar, Sekiz gibi Dönerdim eve. Dışarıda yemediysem Bir şeyler hazırlar, Duşumu alır, Birkaç saat televizyon izler,...
ODA PETUNYA (ŞİİR)
İkinci kattaki Denize doğru konumlanan Yan yana odalardan, Dışarıdan bakarsanız sağdakiydi Giderseniz. Ya da En yakın pencerenizden bakarsanız, Hayallerinizde buluşmaya Söz verdiği saatte gelen Biri vardı aşağıda, Uyuyakalmadıysanız. Eski demir anahtarı İki kez çevirdiğimde içerdeydik biz. Çok soğuktu, Petekler birazdan yanacaktı; Bir de Klimayı çalıştıracaktık yetmezse. Deniz dalgalıydı, Kimse yoktu sahilde. Rüzgâr o kadar şiddetliydi...
BEN DE UYUMALI UYUMALI VE KANITLAYAMAMALIYIM İKİMİZİ HİÇBİRİMİZ OLMADAN GÖRDÜĞÜMÜ (ŞİİR)
I Denizlerin Samanyolu Kuru toprağın göğünde Yıldızlar kaymaya başladığında, Islak topraklar suyun üstünde yakar Kendi Samanyolu’nu. Denizlerin göğü suyun yüzüdür, Her zamanki geceniz için Yanar denizin ateş böcekleri. İki gök arasında Sallanması durana kadar bekliyor Meyhaneden yeni çıkmış biri. Midesinde, susamadığı Ama dinlemedikleri sözler de çökünce yerlerine; O da kumların üstüne çizilmiş Bir evin kapısına...
HEYECANDAN KUŞ ÇIKARMA (ŞİİR)
Meşrutiyet Caddesi’ni üst geçitle geçecektik. Beraberimizdekiler bazen ileride, Bazen gerimizde oyalanıyorlardı. “Hiçbir şey hayal ettiğim gibi değil,” dedi, “Heyecanıma kuş kaçtı…” İkinci Yeni’yi çok severdi. Kar geç saatlere doğru yeniden başlamıştı, Şehir bembeyazdı. Üst geçitte bir tek ikimiz kalmıştık, Ankaralı daha çok yolu kullanırdı Karanfil’le Konur arasında gidip gelirken. Evlenmek üzere yeni taşınmaya başladığı Balgat’taki...
- 1
- 2





