Kendisi ve mensubu olduğu Afro-Amerikalılar için çizilen sınırların eşiğinde yüzüne savrulan yumrukları kıvrak vücut hareketleriyle savuştururken; bitirici darbesine hazırlanan gerilmiş bir yay gibiydi. Evet, o Muhammed Ali’ydi… Bu yazıda herkesin az çok bildiği ya da internet yoluyla kolayca ulaşabileceği otobiyografik bilgilerle Muhammed Ali’yi anlatmak değil niyetim. Çünkü böyle bir anlatımın, her ne kadar ‘factual’ olsa...
Son Yazılar:
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Biraz Daha Ev Biraz Daha Sevgili (Şiir)
yüzleşerek (şiir)
Büyük Çiftlik Sahibinin Kızı (Şiir)
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Ana Sayfa
Mutlu Dursun
